Kral Gazetesi - Medyanın Kralı
14 Ekim 2025 Salı
Lydia Red..Onu bir bar yatağına zincirleyip, geleceğinin paralı adamların elinde olduğunu söylediklerinde on beş yaşındaydı
Kral Gazetesi - Medyanın Kralı
13 Ekim 2025 Pazartesi
TRUMP: "HERKESİN İMKANSIZ DEDİĞİ ŞEYİ BAŞARDIK, ORTA DOĞU'DA KALICI BARIŞI İNŞA ETTİK"
Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinde toplanan Gazze'de Ateşkes ve Barış Zirvesi'ne damgasını vuran açıklama ABD Başkanı Donald Trump'tan geldi. Zirve, Hamas ve İsrail'in Trump'ın barış ve ateşkes planında anlaşmasının ardından dünya liderlerini bir araya getirdi.
ŞARM EL ŞEYH - Gazze'de kalıcı ateşkes ve barışın tesis edilmesi amacıyla Mısır'ın Şarm el Şeyh şehrinde kritik bir zirve düzenleniyor. Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülke lideri katıldı.
Zirvenin açılış konuşmasında dikkat çeken ifadeler kullanan ABD Başkanı Donald Trump, "Herkesin imkansız dediği şeyi, Orta Doğu'da kalıcı barışı inşa ettik" dedi. Trump, bu sürecin sadece bölge için değil, tüm dünya için tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Tarihi Anlaşma Masada
Zirve, Hamas ve İsrail'in, ABD Başkanı Donald Trump'ın sunduğu Gazze'de barış ve ateşkes planında anlaşmaya varması üzerine gerçekleştirildi. Bu anlaşmanın, iki yılı aşkın süren çatışmaları sona erdirme potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Zirvede, Türkiye, ABD, Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda hazırlanan ve Gazze'de kalıcı barışı sağlamayı amaçlayan "Şarm el-Şeyh Anlaşması" da imzalandı
Zirveye katılan liderler, anlaşmanın uygulanması ve Gazze'nin yeniden inşası konularını görüşerek, bölgede yeni bir istikrar döneminin kapılarını açmayı hedefliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da zirvede aktif rol alarak diplomatik temaslarda bulunduğu bildirildi.
Trump'ın "imkânsız" denilen barışın sağlandığı yönündeki iddiası, bölgedeki gelişmelere dair iyimserliği artırırken, uluslararası toplumun bu tarihi fırsatı kalıcı bir çözüme dönüştürüp dönüştüremeyeceği merak konusu
Kral Gazetesi - Medyanın Kralı
Bayramoğlu Kora köyü ve Markaköy
Üç İsimli Köyün Sıra Dışı Hikayesi: Ardahan'ın Kora'sı Nasıl "Marka Köy" Oldu?
Ardahan'ın Merkez Hoçvan bölgesinde yer alan Kora Köyü, sadece tarihi ve kültürel zenginliğiyle değil, aynı zamanda sahip olduğu üç farklı isimle de dikkatleri üzerine çekiyor. Köy, orijinal adı Kora'dan, resmi ismi Bayramoğluköyü'ne ve nihayet yerel halkın taktığı "Marka Köy" unvanına uzanan ilginç bir kimlik serüvenine sahip.
Köyün bilinen ilk ve köylülerinin çoğunun hala kullandığı adı Kora. Tarihi derinliği işaret eden bu isim, köyün kadim geçmişini yansıtıyor. Ancak zamanla köy, resmi kayıtlarda Bayramoğluköyü olarak anılmaya başlandı.
Gazetecinin Köyü Ulusala Taşımasıyla Gelen Üçüncü İsim
Köyün ününü ulusal çapta artıran ve üçüncü bir isim kazanmasını sağlayan kişi ise, aynı zamanda köylüsü olan Gazeteci, Yazar ve Girişimci Mehmet Ali Arslan oldu.
1990'lı yıllardan itibaren köyünü kendi gazetelerinde sürekli gündeme taşıyan ve Ardahan'ın adını duyuran Mehmet Ali Arslan'ın bu çabaları, yerel halk nezdinde büyük takdir topladı. Köylüler, köyün adını önce Mehmetaliarslan Köyü olarak anmaya başladılar.
Marka Köy" Unvanı Ulusal Arenada
Mehmet Ali Arslan sayesinde ulusal arenada tanınan ve sıkça haberlere konu olan Kora Köyü, kısa sürede "MarkaKöy" olarak da anılmaya başlandı. Bu unvan, günümüzde de Türkiye genelinde yaygın olarak kullanılıyor.
Özetle;
Orijinal İsim: Kora (Köylülerin büyük çoğunluğunun tercihi)
Resmi İsim: Bayramoğluköyü
Yerel ve Ulusal İsim/Unvan: Mehmetaliarslan Köyü / Marka Köy
Kora Köyü'nün bu üçlü kimliği, bir gazetecinin memleket sevgisiyle köyünün adını nasıl ulusal bir markaya dönüştürebileceğinin de çarpıcı bir örneğini sunuyor. Köyde yaşayanların büyük bir kısmı kadim isimleri Kora'yı kullanmaya devam etse de, köyün "Marka Köy" olarak tanınması, Ardahan'ın tanıtımına da önemli bir katkı sağlıyor.
Ardahan ili Hoçvan Bölgesinde yer alan Kora köyüne komşu olan köyler arasında Hasköy, Xas, Nebioğlu, Binbaşar, Murkan, Lehimli, Tunçoluk, Panik, Yaylakarakolu, Ömerağa ve Hacıali köyleri bulunmaktadır.
Kral Gazetesi - Medyanın Kralı
12 Ekim 2025 Pazar
GAZZE'DE ATEŞKES SEVİNCİ! ON BİNLERCE FİLİSTİNLİ KUZEYE GERİ DÖNÜYOR
İsrail Çekildi, ABD Başkanı Trump "Savaş Bitti" Dedi
Gazze Şeridi'nde İsrail ile Hamas arasında varılan ve İsrail kabinesi tarafından ilk aşaması onaylanan ateşkes, bölgede yeni bir dönemi başlattı. Ateşkesin yürürlüğe girmesiyle birlikte, çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilen on binlerce Filistinli, Gazze'nin kuzey bölgelerindeki evlerine geri dönmeye başladı.
İsrail Birlikleri Mutabık Kalınan Hatlara Çekildi
Ateşkes anlaşmasının bir parçası olarak, İsrail Silahlı Kuvvetleri (IDF), Gazze Şeridi'nde önceden belirlenen ve mutabık kalınan konuşlanma hatlarına doğru çekilme işlemine başladı. Ancak İsrail ordusundan yapılan açıklamada, bu yeni konuşlanma hatlarından "herhangi bir ani tehdidi ortadan kaldırmak için" operasyonlara devam etme hakkını saklı tuttukları yönünde bir uyarı geldi. Bu açıklama, ateşkesin kırılganlığını gözler önüne seriyor
Trump'tan Net Açıklama: "Savaş Bitti"
Öte yandan, ateşkes sürecinde arabuluculuk rolü üstlenen ABD Başkanı Donald Trump, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada "savaşın bittiğini" duyurarak dikkatleri üzerine çekti. Trump, ateşkesin kalıcı olacağına inandığını belirtti.
Bölgedeki gelişme, Filistinliler için uzun süren çatışmaların ardından büyük bir umut kaynağı olurken, uluslararası toplumun gözü, ateşkesin ne kadar kalıcı olacağı ve bölgenin yeniden inşa sürecine ne zaman başlanacağına çevrildi. Anlaşmanın tam olarak uygulanması ve kalıcı barışın sağlanması için diplomasi trafiği yoğun bir şekilde devam ediyor.
Kral Gazetesi - Medyanın Kralı
8 Ekim 2025 Çarşamba
Hak ve Kardeşlik Hareketi'nden Kritik Çağrı: "Müslümanlar Birleşmeli, BM'den Hayır Gelmez!"
Hak ve Kardeşlik Hareketi Genel Başkanı Prof. Dr. Naki Erdemir, yayımladığı basın açıklamasında, mevcut Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının yapısını ve icraatlarını eleştirerek, Müslüman ülkeler arasında Ortak Barış Gücü kurulmasının zorunlu olduğunu belirtti.
BM'ye Yönelik Eleştiriler ve "Büyük İsrail" İddiası
Prof. Dr. Erdemir, BM'nin kuruluş amacının "hakkı ve adaleti tesis etmek" değil, Siyonist planlar çerçevesinde İsrail'in kurulması, korunması ve "Büyük İsrail"in oluşturulması olduğunu öne sürdü. Eleştirilerini şu noktalarda yoğunlaştırdı:
BM'nin ilk kararının İsrail'in kurulması olması.
Örgütte haksız yere 5 ülkeye veto hakkı tanınırken, 46 Müslüman üye ülkenin hiçbirine bu hakkın verilmemesi.
BM'nin 67 yıllık icraatında daima Müslüman ülkelerin aleyhine kararlar alarak sadece emperyalizm ve Siyonizm'in çıkarlarını koruduğu.
BM'den Müslümanlar lehine hak savunması beklemenin "avuntu ve safdillik" olduğunu, bunun sadece terör ve anarşi doğurduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Erdemir, BM Barış Gücü'nün de kusurlu olduğunu, güçlü ülkelerin iradelerine tabi olarak zayıflara zulmedenlere müdahale etmek yerine, patronların çıkarına uygun zamanı beklediğini, Suriye ve Gazze'deki son olayları buna örnek gösterdi.
Müslüman Ortak Gücün Kurulması Çağrısı
Açıklamada, yeryüzündeki yaklaşık 46 bağımsız Müslüman ülke ve diğer yönetimler altındaki Müslüman toplulukların birleşerek kendi birleşmiş milletler teşkilatlarını kurmaları gerektiği vurgulandı. Bu teşkilatın amacının "Kuvvetin değil, Hakkın" hakim olması olacağı belirtildi.
Prof. Dr. Erdemir, 1,5 milyarlık Müslüman camianın tek bir vücut olarak hareket etmesi, dünya siyasetine ağırlığını koyması ve ezilen diğer mazlum halkların da hakkını savunabilmesi için bu birliğin şart olduğunu dile getirdi.
"İslam Barış Gücü" Kur'an'ın Hükmüdür
Açıklamanın temelini oluşturan "İslam Barış Gücü" önerisi, Kur'an ve Sünnet'e dayandırıldı. Özellikle Hucurat Suresi'nin 9. ayeti ("Müminlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını bulup-düzeltin...") referans gösterilerek, bunun dinin "amir bir hükmü" olduğu ifade edildi.
Önerilen Barış Gücü'nün İşleyişi:
Anlaşmazlık Çözümü: Ülkeler içi veya arası çatışmalarda önce hakem heyetleriyle çözüm aranmalı.
Müdahale: Haksız taraf çözüme yanaşmadığında, teşkil edilecek Ortak Güç ile duruma müdahale edilmeli.
Adaletli Savaş: Saldırgan taraf diretirse, fiili müdahale (savaş) saldırganın haksız fiilini bertaraf etmek için yapılır ve barış sağlanıncaya kadar sürer. Müdahalede bile saldırgana karşı "adaletli (kıst ile)" davranılmalı ve cezası suçunu aşmamalıdır
Kapsam: Bu güç sadece Müslüman topluluklar arası çatışmaları değil, aynı zamanda rejimlerle halklar arasında çıkan derin ihtilafları da ele alarak dış müdahalelere (Batı'nın Irak ve Libya'da olduğu gibi) sebebiyet verilmesini önlemelidir.
Müşterek Barış Gücü'nün Yapılanması
Prof. Dr. Erdemir, Said Nursi'nin "Milyonlar efradı bulunan ordular olacak" sözlerine atıfta bulunarak, bu gücün caydırıcı olacağını ve dünyanın en büyük ordusu olacağını iddia etti.
Kurulması Gereken Müşterek Barış Gücü'nün Şartları:
Yetki ve Etki: Üye ülkelerin iç barışını sağlamak, hak ve hukukunu korumak için yerli ordunun üzerinde bir yetkiye sahip olmalı.
Asker Katılımı: Her ülke nüfusu ve maddi gücü oranında asker bulundurmalı.
Ortak Eğitim: Güç, ortak bir eğitim ve tatbikattan geçmeli.
Amaç ve Gaye: Güçteki her askere Kur'an ve Sünnet orijinli İslami eğitim verilmeli; hak, hukuk ve insan haklarına azami ölçüde önem verilmesi sağlanmalı.
Saldırıya Karşılık: Üye ülkelere herhangi bir saldırı olduğunda, bu saldırı hepsine yapılmış kabul edilmelidir.
Prof. Dr. Erdemir, bu önerilerin "hayal" değil, Müslüman nesillerin bilinçlenmesiyle hayata geçecek bir "muhayyile" olduğunu belirterek sözlerini sonlandırdı.
Kral Gazetesi - Medyanın Kralı
Haberler yükleniyor...


